Loading

Kapadokya: Peribacaları, Gün Batımı..

Site içi arama

Aramak istediğiniz kelime veya kelimeleri yazınız.

Kapadokya: Peribacaları, Gün Batımı..

Kapadokya’ya Ne Zaman Gidilir?

Bize kalırsa Kapadokya’ya gitmek için en iyi dönem diye bir şey yok. Çünkü burası tam anlamıyla size her mevsimde farklı bir özellik sunan yerlerden. Dolayısıyla Kapadokya’yı ne zaman ziyaret edeceğinizi de tamamen kişisel tercihinize göre belirleyebilirsiniz. Konuyu dönemlere göre biraz daha detaylandıracak olursak;

*Kapadokya’da Kış: İlkokul yıllarınız boyunca uhuyla oynamak ya da defterin kenarına sevdiğiniz grubun adını karalamak yerine biraz olsun dersi dinlediyseniz şu şekilde başlayan o  cümleyi hatırlıyorsunuzdur; “Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı..” Evet, bildiniz! Karasal iklimin ta kendisi! Hal böyle olunca kışın kar yağışı, geceleri poponuzun donarak hissizleşmesi, vadilerde ve açık alanlarda rüzgardan yüz felci olma gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ayrıca balona binmek niyetindeyseniz, hava koşulları sebebiyle Kapadokya’da kışın balona binmenin sıkıntılı ya da ihtimalsiz bir durum olabileceğini de ekleyelim. Özellikle rüzgarlı ve yağışlı günlerde balona binebilme şansınız olmuyor. Yine de Kapadokya’yı karlar altında görmek bir başka güzel, göze alıyorsanız burayı acayip farklı bir haliyle deneyimleyeceksiniz, bizce gidilesi.

*Kapadokya’da Yaz: Kapadokya’ya yazın gitmek için karasal iklim ile ilgili kurduğumuz cümlelerin ilk kısmını hatırlatmak istiyoruz: “Yazları sıcak ve kurak”. Yani? Yani özellikle Temmuz, Ağustos döneminde gitmeye kalkışırsanız ortalıkta Western filmlerindeki saman toplarının döndüğü, sıcaktan beyninizin eridiğinden şüphelendiğiniz bir sürece denk gelebilirsiniz. Bize soracak olursanız buralara yazın gitmek kışın gitmekten bile zorlu bir süreç. Özellikle açık alanlarda, güneşin alnında bol bol zaman geçirmeniz gerekeceğini de göz önünde bulundurursak bizce yaz dönemini es geçmek iyi bir fikir olabilir. Eminiz ortalıkta bi’ amatör turistler, bir de fotoğraf makinesiyle 10 kaplan gücüne ulaşan Japonlar oluyordur.

*Kapadokya’da Bahar Ayları: Eğer karla kışla uğraşamam canısı diyorsanız ve sıcakla cebelleşmek de istemiyorsanız Kapadokya’ya gitmek için en ideal dönem kesinlikle bahar ayları. Özellikle Nisan&Mayıs ve Eylül&Ekim aylarında giderseniz hem havanın Kapadokya’yı gezmek için çok elverişli olduğu, hem de balona binme ihtimalinizin çok daha yüksek olduğu bir döneme denk geliyorsunuz. Tabii ki arada bir yağışlı havaya denk gelebilirsiniz, o kısmı da biraz şansa kalmış.

Kapadokya’ya Ulaşım

Kapadokya’ya uçakla ya da arabayla ulaşabilirsiniz. Evet, birçok kişi farkında olmasa da Nevşehir’de bir havaalanı var ve haliyle Nevşehir’e uçak ile ulaşabilmeniz mümkün. İstanbul odaklı düşünecek olursak yaklaşık 45 dk ile 1 saat arası bir sürede Nevşehir’e ulaşabiliyorsunuz ve tabii ki diğer seçeneklere göre çok daha kolay oluyor. Bu noktadan sonra ise şayet bir tura katılmayacaksanız Kapadokya bölgesini arabasız gezebilmeniz pek de mümkün olmadığı için araba kiralamanız gerekecek. Aksi takdirde 273492 lira taksi parası falan vermeniz ya da yollarda berduş olmanız gerekir, çünkü birçok yere toplu taşıma aracıyla ulaşabilmeniz mümkün olmuyor.

*Biz aracımızı Nevşehir Havaalanı’nda şubesi bulunan Sixt’ten kiraladık. Aynı şekilde havaalanında yer alan Avis’i de tercih edebilirsiniz, fiyat kıyaslaması yapıp ona göre karar verirsiniz. Şayet yoğun bir döneme denk geldiyseniz fiyatlar çılgın olabilir, bu noktada eğer arabanız var ise bulunduğunuz ilden direkt araba ile yola çıkmak çok daha mantıklı ve uygun fiyatlı bir seçenek olabiliyor.

*Bu ipucumuz yine araba kiralayacak olanlar için geliyor: Genelde Turkcell, Vodafone ya da Miles and Smiles gibi kurumların araba kiralama firmalarıyla gerçekleştirdiği ortaklıklar oluyor ve bu şekilde iyi bir indirim kapabiliyorsunuz. Kiralamadan önce bu gibi fırsatlar var mı diye bi’ kontrol etmeyi unutmayın.

*Ana yolları kullanırken genellikle sıkıntı yok, ancak daha alternatif bölgelere giderken dağ bayır dolanmanız gerekebilir, oteliniz tepelerde, tırmanmalı bir noktada olabilir ya da karlı bir döneme denk geldiyseniz yer yer yollarda sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bu noktada eğer mümkünse 4×4 bir araç kiralamak işinizi kolaylaştırabilir, aklınızda bulunsun. Yoksa bizim gibi her tepeye tırmanışınızda panik anları yaşayabilirsiniz.

*Eğer İstanbul’dan kendi aracınız ile Nevşehir’e ulaşmak niyetindeyseniz İstanbul – Nevşehir arası araba ile 740 km civarı bir şey. Yolculuk ise eğer bir trafik canavarı değilseniz 7-8 saat kadar sürüyor. Eğer arabayla gidecek olursanız yol üstünde Tuz Gölü’ne uğramayı ihmal etmeyin, bizim çok içimizde kaldı!

 

Kapadokya Pahalı Mı?

Kapadokya’nın pahalı olup olmadığı aslında nerede kaldığınıza ve ne yiyip içtiğinize göre büyük farklılıklar gösteriyor. Örneğin turistlerin daha yoğun olduğu bir dönemde gidecek olursanız kalacağınız otellerin fiyatları da bu duruma bağlı olarak yükseliyor. Yeme içme konusunda ise eğer popüler ya da özellikli yemekler sunan yerlere gidecek olursanız İstanbul’da iyi bir restoranda ödediğiniz ücretler ile eş değer şeyler düşünebilirsiniz.

*Gitmeden önce kendinize bir Müze Kart edinin ya da Kapadokya’ya gittiğinizde Müze Kart satın alabildiğiniz ilk yerden alın. Eğer öğrenciyseniz 20 Lira değilseniz 40 Lira gibi bir ücreti olan Müze Kart Kapadokya’da Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve gibi birçok yere ücretsiz girmenizi sağlıyor. Ayrıca eğer turistik bir dönemde gittiyseniz sıraya girme derdinden de kurtulmuş olursunuz. Bu arada eğer bir İş Bankası Maximum kredi kartınız varsa Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müzelere her yıl 1 ay boyunca ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz, aklınızda bulunsun. Kredi kartının adınıza olması gerekiyor ve giriş yaparken kimlik görmek istiyorlar, eş dosttan ödünç almaya girişmeden bunu da belirtelim istedik.

*Eğer düşük bütçeli bir tatil peşindeyseniz tatilinizi turistik olmayan dönemlere denk getirmemeye çalışın. Bu şekilde en azından konaklama ücretiniz de kesinlikle daha ucuza gelecektir.


Kapadokya’da Balon Meselesi

Bu Websitenin Giderlerini Reklamlardan Karşıladığını Biliyor muydunuz?

Kapadokya’ya gidecek her turistin kafayı bozduğu Kapadokya’da balona binme meselesi kritik bir konu. Çünkü birçok firma seçeneği mevcut, en iyi ve güvenilir olanı tespit etmek zor ve fiyatlar konusunda da ortamda bir bilgi karmaşası mevcut. Biz Butterfly Balloons ile konu üzerine konuşup sizin için bilgi aldık, şöyle bir özet geçecek olursak;

*Kapadokya’nın bu balon konusunda bu kadar popüler olma sebebini merak ediyor olabilirsiniz. Evet başka yerlerde de tepeden harika manzaralar yakalayabilirsiniz, ancak kış koşulları dışında Kapadokya çok rüzgarlı bir yer olmadığı için balona ekstra elverişli olarak kabul ediliyor.

*Alıştıra alıştıra söylemek yerine LÖNK diye söylüyoruz; Balona binmek masraflı iş. Fiyatlar 300 Lira’dan 175 Euro’ya kadar uzanabiliyor. (öyle böyle uzanmıyor yani) Ancak özellikle deneyimli, eğitimli ve alanına hakim pilotlarla uçmak istiyorsanız seçtiğiniz firmanın önemi büyük. Dolayısıyla her hâlükârda balon işine biraz fazla para yatırmanız gerekecek, bunu şimdiden hazmedin de öyle gidin deriz.

*Kış döneminde ücretler biraz daha düşük oluyor. Örneğin Butterfly Balloons gibi güvenebileceğiniz bir firmayı seçecek olursanız 175 Euro yerine 140 Euro civarı bir şey ödüyorsunuz.

*Şayet bu turlardan birine katılacak olursanız gündoğumu saatini yakalayabilmek adına 5:30 civarı kalkıyorsunuz ve uçuş yaklaşık 1 saat kadar sürüyor.

*Eğer güvenlik konusunda bir endişeniz varsa şöyle bir klişe ile içinizi rahatlatmak isteriz (gerçi bu da günlük hayatınız açısından biraz tedirgin edici oldu): Bir araba kazası geçirme ihtimaliniz, balon kazası geçirme ihtimalinizden çok çok daha yüksek. Zaten balona binmeden önce size güvenliğiniz açısından ne konuda dikkatli davranmanız gerektiğini de açıklıyorlar. İnişte tutunmayı unutmuyoruz!

 

Kapadokya’da Konaklama

Kapadokya’da konaklama konusunda nokta atışı yaparak gerek lokasyon, gerek yeme içme açısından gerekse sunduğu manzara ile pek sevdiğimiz bir otelde kaldık: Sultan Cave Suites. Zaten Instagram’a şöyle bir girip en güzel gündoğumu fotoğraflarının nereden çekildiğine bakacak olsanız favori 3’ünüze girecek çatı manzarası bile oteli çok sevmeniz için yeterli. Ayrıca Kapadokya konusunda her türlü sorunuzu bıkmadan yılmadan cevaplayacak kadar tatlı insanlar, kendilerine buradan da bir kez daha teşekkür etmiş bulunalım. Olur da burada konaklamaya karar verirseniz dünyalar tatlısı köpekleri İzmir’i bizim için öpün.

Kapadokya’da Gezilecek Yerler

Yukarıda da söylediğimiz gibi Kapadokya bölgesi öncelikli olarak Nevşehir ile birlikte Aksaray, Niğde, Kırşehir ve Kayseri bölgelerini de kapsıyor. Dolayısıyla gezeceğiniz yerler de bu bölgelere yayılmış durumda. Ancak endişelenmeyin, hiçbir yer birbirine çok uzak değil, dolayısıyla şayet arabanız varsa kolaylıkla her yeri gezebilirsiniz. Yeter ki buraya hak ettiğinden daha az gün ayırmayın, vaktiniz yoksa da tam kapsamlı bir Kapadokya gezisi için buraya en az 2 kez gelmeniz gerekeceğini aklınızda bulundurun.

Gezinizi Nevşehir özelinde düşünecek olursak keşfetmeniz gereken bölgeler Göreme, Ürgüp, Gülşehir, Avanos, Uçhisar, Ortahisar, Derinkuyu, Kaymaklı, Mustafapaşa, Zelve şeklinde uzayıp gidiyor. Ancak bunların en uzak olanı da arabayla maksimum 1 saat uzaklıkta olduğu için panik olacağınız bir durum yok.

Kapadokya’da En İyi Günbatımı ve Gündoğumu Nereden İzlenir?

Bir Kapadokya klasiği de tabii ki gündoğumu ve günbatımı izlemek. Böyle bir manzarayı görebileceğiniz çok fazla yer olmadığı için bu isteğin o coğrafyaya ayak bastığınız gibi otomatik olarak oluşması pek de garip değil açıkçası. Bunun için Kapadokya’da en iyi gündoğumu ve günbatımı izleyebileceğiniz birkaç yer tespitimiz oldu, sizinle de paylaşmadan geçmek istemeyiz;

*Aydın Kırağı Tepesi: Burası son dönemlerde özellikle turistler yüzünden “Aşıklar Tepesi” adını almış olsa da, yerlisi buraya Aydın Kırağı Tepesi diyor. Bizce özellikle sabahın köründe kalkıp giderseniz balonlarla birlikte inanılmaz güzel bir gündoğumu manzarası sunuyor. Göreme’de bulunan bu tepeye merkezdeki caminin hemen yanından girip tırmanabildiğiniz kadar tepeye çıkarak (evet gerçekten yol tarifi bu) ulaşabiliyorsunuz. Zaten aşağıdan bakınca burayı tespit edebileceğiniz için bulması çok da zor olmuyor.

*Kızılçukur: Kızılvadi adıyla da duyabileceğiniz Kızılçukur, bizim günbatımı için favorimiz. Etraftaki yer şekilleri zaten kırmızı/kiremit tonlarında olduğu için akşam güneşi üzerlerine vurunca inanılmaz güzel bir görüntü oluşuyor. Civarda şarap ya da çay/kahve alabileceğiniz bir tesis de mevcut. Girişte 2 TL gibi bir ücret alındığını da hatırlatalım.

*Uçhisar Kalesi: Yukarıda daha detaylıca anlattığımız Uçhisar Kalesi bölgenin en yüksek noktalarından biri olduğu için manzara izlemek açısından da oldukça iyi bir seçenek. Eğer yukarıdaki yerlere bir alternatif arıyorsanız burayı da Kapadokya’da günbatımı ya da gündoğumu izlemek için tercih edebilirsiniz.

YORUM YAZ